İçimizdeki Sokak

…Canan KARABULUT

Mazinin kıskacında

demirlenmiş çocukluğum

yol misali uzayıp gider

hatıralarımda.

Nakışlı bir tülbente sarılır

masumluğum,

Bu gölgesiz sokakların

ezeli ruhunda.

Kerpiçten örülmüş

duvarlar ki sımsıkı…

Doğurur haneler

evhamlı bin bir haber.

Belleri bükülür de

ellerinde nasırlar,

Kimse bilmez neler çekti…

Ah, şu analar!

Sahilsiz evler gibi

duvaksız kızlar

Gözlerde yaş,

kızıl dudaklarda dua.

Bir pazar günü

cebinde akrebini büyütür,

çaresizce babalar.

Avuçlarında meteliksiz

kırgınlıklar biriktirir gençler.

Yazılmış veresiye kadar

Merhametsiz.

Haykırışlar yükselir

kısır devranın çarkına.

İşte o an,

İçimizden taşar bin yıllık

nankör mirasyedi.

Zafer nişanesi gibi dikilen

mezarlar ki döngünün

kaçınılmaz sonu.

Baktırır kendine gafletle

sanki kurtuluşta tek çare

Şimdi kök salmış

bir sarmaşık sistemin

elinde tomurcuklanmış

zehirli gülüşleri atinin.