ŞEFFAFLIK TOPLUMU

Esra ÖZALP AVCI…


Günümüz dünyasında “şeffaflık” kelimesi hayatımızın her alanında karşımıza çıkıyor. Bu durumun en temel sebebi şeffaflıkla birlikte verimliliğin artması beklentisidir. Fakat yazar ezberleri bozarak bu durumun tam aksini savunuyor.

Han’a göre şeffaflık bir ideolojidir. İnsanlık üzerinde hegemonya kurmuş olan bu ideoloji mahremiyet yerine teşhiri, mesafe yerine teklifsizliği, bilgi yerine enformasyonu, aşk yerine pornoyu, dayatıyor. Bu ideolojinin diğer bir özelliği ise olumsuzluğa alan bırakmayacak şekilde olumluluk sistemi yaratmasıdır. Toplumda her şey olumluluk üzerine inşa edilecektir. Sosyal medya hesaplarında bile beğeniyi ifade eden tercihler olumlu yönde olacaktır. Yazara göre şeffaflığın en büyük tehlikelerinden biri de “aynılık cehennemi”nin yaratılmış olmasıdır. Aynılık öyle bir cehennem yaratmıştır ki bir yazıdan başka bir yazıya bir fotoğraftan başka bir fotoğrafa bir dergiden başka bir dergiye geçişte dikkat ve ilgi değişimi olmamaktadır. İnsanlar düşünmeyen, sürekli teşhir etmek isteyen birer metaya dönüşmüşlerdir. Yüzler bile aynılaşmıştır. Eski fotoğraflarda hâkim olan hüzün ve çehrelerde var olan anlam yoktur artık. Dijital fotoğrafçılık yüzleri ‘Face’leştirmiştir. Kitabı okurken yüzlerinin teşhir edilmesini istemeyen yaşlılarımızı hatırladım.

Bu davranışları sadece geleneksel olarak adlandırırdım. Bu kitabı okurken Şeffaflık ideolojisinin hegemonyası altında kalan bizleri eleştirmeye başladım.