Mor Ölümün Son Takvim Yaprağına Düştüğü Dipnot

Müştehir KARAKAYA…


mor bir nefestir yandıkça mum

ağlayan bir yetimdir ellerinde ateş

mevsim intizar, mevsim taşlan yiyen dev

bir ölünün cebinde kalan keder

hatırlatıyor bana takvim yapraklarını

ey sesimi sesine bastıran hüzün

 aydım, taşlan yedim

parmaklarımı kıran yabani rüzgar

tutuşturmuş hoyrat dal uçlarımı!

yol bilmezim,

içimdeki taşlan bir bir ayıklayan giz

her bir yıl, başka bir yola döşer sancısını

ve yarım kaldı mı ay, yarım kaldı mı güneş

şiirsiz kalır şehir, dumansız kalır ateş!

bir yol öyküsüdür gece, içinde ölüm

bir kibrit çöpüne tutunsam

dilimin üstünde çok uzak bir tat

ey yabani ağaçtan meyve devşiren

sen gel ormanların haşan sesine

mor ölümlü sesler kat

ve körpecik dallan kır yangın çıkart!

ey uğruna ağladığım hayat

öyle bir yola sür ki beni

son biletim yanmasın artık!